Saltanatın Kaldırılması – 1 Kasım 1922 | ders notları
 
 
Bu ders notunda
Saltanatın Kaldırılması – 1 Kasım 1922
konusu anlatılmaktadır.

11 Ekim 1922 tarihinde Mudanya Mütarekesi’nin imzalanmasıyla cephelerdeki savaş sona ermiş, ancak kalıcı barış henüz yapılmamıştır. Taraflar arasında savaşa son verecek bir barış antlaşmasının imzalanabilmesi için, 28 Ekim 1922’de Lozan’da Barış Konferansı’nın toplanması kararlaştırılmıştır. Ancak bu sırada İtilaf Devletleri, kendileri açısından en uygun ortamı hazırlamaya çalışmaktadırlar. İtilaf  Devletleri bu amaçla, TBMM Hükümeti’nin yanı sıra konferansa İstanbul Hükümetini de davet ederek, ortaya çıkacak görüş ayrılıklarından yararlanmayı hedeflemişlerdir.

İstanbul Hükümeti, İtilaf Devletlerinin bu teklifini değerlendirmek niyetindedir. Bu gaye ile Mustafa Kemal Paşa’ya ve TBMM’ne iki ayrı telgraf gönderen Sadrazam Tevfik Paşa, “Kazanılan başarıda kendilerinin de payı olduğunu, kazanılan zaferin İstanbul ile Anadolu arasındaki ikiliği ortadan kaldırması gerektiğine” işaret ederek, konferansa İstanbul Hükümetinin de katılabilmesi konusunda yardım istemiştir.

M. Kemal Paşa, Sadrazam Tevfik Paşa’nın telgrafını ve İstanbul Hükümeti’nin Lozan görüşmelerine katılma konusunu 30 Ekim 1922 günü toplanan Meclis Genel Kuruluna getirmiştir. Bu konu mecliste iki farklı görüşün belirmesine yol açmıştır. Bir grup milletvekili Osmanlı Devleti’nin ve padişahlığın artık hükmünü yitirdiğini ifade ederek Sadrazamı ve telgrafını protesto ederken, diğer grup ise sadece Sadrazamın telgrafına red cevabı verilmesini, Osmanlı Devleti ve padişahlık hakkında bir karar verilmemesini savunmuştur. Bu tartışmalar sürerken Meclis Başkanlığı’na, “Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmış olduğunu, yeni bir Türk Devleti’nin doğduğunu, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu gereğince egemenliğin millete ait olduğunu”  ifade eden bir önerge verilmiştir. Bu önergenin mecliste görüşülmesi sırasında özellikle egemenliğin kimin elinde bulunması gerektiği konusunda sert tartışmalar yaşanmıştır. M. Kemal Paşa, bilgi vermek ve görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla, 1 Kasım 1922’de mecliste uzun bir konuşma yaparak, muhalifleri ikna etmeye çalışmıştır. M. Kemal Paşa’ya göre; Türk Milleti egemenliği kendi eline almış durumdaydı. Dolayısıyla, gerçekte saltanat açıkça olmasa da kaldırılmış demekti. İstanbul Hükümetini dayanaksız ve hükümsüz kılmak için, sıra bunun bir kanunla açık ve kesin bir biçimde ifade edilmesine gelmişti. Mecliste yapılan tartışmalardan sonra, hakimiyetin(egemenliğin) millet tarafından kullanılması gerektiği görüşü ağırlık kazanmış, verilen önerge tasarı haline dönüştürülerek, 1 Kasım 1922’de Meclis tarafından oy birliği ile kabul edilmiş ve saltanat kaldırılmıştır.

Bu kanuna göre İstanbul’daki hükümet 16 Mart 1920 günü sona ermiştir. Tek hükümet Misak-ı Milli sınırları içindeki TBMM Hükümetidir. Saltanat ve Hilâfet bu kanunla birbirinden ayrılmış, saltanat kaldırılmış, hilâfet makamının ise varlığı bir süre daha devam etmiştir.

Saltanatın kaldırılması ile Vahideddin padişahlık haklarını kaybetmiş ve Osmanlı Devleti’nin siyasi varlığı kesin olarak sona ermiştir. Böylece İstanbul Hükümeti de hükümsüz kalmıştır. 4 Kasım 1922 de Tevfik Paşa hükümeti de istifa edince, TBMM  Hükümeti Türkiye’nin tek hükümeti olarak kalmıştır. Bu durum karşısında Vahideddin 17 Kasım 1922’de ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır.

Aöf ders özetleri Aöf Konu Özetleri KPSS tarih içerisindeki bu ders notu 1 defa okundu.
Etiketler: , , , , , , , , ,
«