Farmakoloji ders notları pdf | ders notları
 
 
Bu ders notunda
Farmakoloji ders notları pdf
konusu anlatılmaktadır.

Farmakoloji ilaç bilimi anlamına gelir ve ilaçlarla ilgili her türlü bilgiyi kapsar.

İlaç: Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları alanın yararı için değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan maddedir. Sentez suretiyle veya doğal kaynaklardan elde edilirler.

Farmakoloji bazı bilim dalları ile yakından ilgilidir. Bunlar;

  1. Farmakodinami,
  2. Farmakokinetik,
  3. Kemoterapi,
  4. Toksikoloji,
  5. Biyofarmasötik,
  6. Uygulamalı Farmakoloji.

İlaçlar, katı ya da sıvı çeşitli farmasötik şekillerde bulunurlar. İlaçlar kullanma amaçlarına göre lokal veya sistemik olarak uygulanırlar.

İlaçlar uygulandıkları yerden vücuda girdikleri zaman çeşitli olaylarla karşılaşırlar. Biyolojik membranlardan geçerek sistemik kan dolaşımına ulaşırlar. Buna ilaçların absorbsiyonu denir.

Kapillerlerden damar dışına geçen ilaç vücutta fizyolojik sıvı kompartmanlarına ve dokulara dağılır. Enzimlerin etkisi ile de çeşitli kimyasal reaksiyonlara uğrar. Yani metabolize olur. Sonuçta çeşitli yollarla vücudu terk eder, itrah olur. Bütün bunlar ilaçların vücuttaki yazgısı adını alır.

İlacın vücutta oluşturacağı etki, çeşitli faktörlerin etkisi ile değişebilir. İlacın veriliş yolu, veriliş zamanı, vücut ağırlığı, yaş, eliminasyon organlarının hastalığı, cinsiyet, genetik faktöler, tolerans, diğer ilaçların vücutta bulunuşu, ilaçların etkisini değiştirirler.

İlaçlar bir arada verildikleri zaman biribirlerinin etkilerini azaltıp, çoğaltabilirler. İlaçlar arasında etkileşme şekilleri farmakodinamik, farmakokinetik veya farmasötik özellikte olabilir.

İlaçlar klinikte rutin olarak ölçülen biyokimyasal test sonuçlarını da etkileyebilirler. İlaç almakta olan bir kişide yapılacak testlerde bu konunun dikkate alınması gerekir.

İlaçların toksik etkileri beş grupta incelenebilir.

1. Yalın toksik etkiler

2. Özel toksik etkiler

3. Dayanıksızlık reaksiyonları

4. Alerji

5. İdiyosenkrazi.

Bu toksik tesirlerin özellikleri bilinmeli ve ilaçlar kullanılırken önlem alınmalı, hasta uyarılmalı ve gerekirse tedavileri yapılmalıdır. Bazı ilaçlar ve ilaç olmayan bazı kimyasal maddeler santral sinir sisteminde psişik stimülasyon veya depresyon oluştururlar ve bağımlılığa neden olurlar. Bu maddeleri, kullananlarda kişisel ve sosyal zararlar gelişir.

Günlük yaşantımızda kullandığımız kimyasal maddeler ve ilaçlar, yüksek dozda alındıklarında akut zehirlenmelere neden olabilirler. Bu durumlarda en kısa zamanda tedaviye başlanmalıdır. Akut zehirlenmelerde şu ilkeler uygulanmalıdır; Solunumun sürdürülmesi, absorbsiyonun engellenmesi, dolaşımın sürdürülmesi, antidotla tedavi, nörolojik belirtilerin kontrol altına alınması, eliminasyonun hızlandırılması, ağrının kontrolü, diğer semptomatik ve destekleyici tedaviler.

Otonom sinir sistemi ilaçları sempatik ve parasempatik sistemin fonksiyonlarını etkilerler. Sempatomimetikler, sempatik sinir sisteminin uyarılmasıyla oluşan etkileri gösterir, sem-patolitikler ise bu fonksiyonları inhibe eder. Parasempatomimetikler, parasempatik sinir sisteminin uyarılmasıyla oluşan etkiler gösterir, parasempatolitikler ise bu etkileri ortadan kaldırır.

Konjestif kalp yetmezliği tedavisinde kalbin kasılma gücünü artıran ve vazodilatör etkiyle kalbin yükünü azaltan ilaçlar kullanılmaktadır. Aritmi tedavisinde kalbi deprese eden ilaçlar, angina pektoris tedavisinde vazadilatörler (özellikle koronerleri genişleten ilaçlar) kullanılmaktadır. Hipertansiyon tedavisinde vazodilatör ve kalbi deprese eden ilaçlar; hiperlipemi tedavisinde lipid sentezini azaltan veya yıkımını artıran ilaçların değeri olmaktadır. Pıhtılaşma bozukluklarında duruma göre antikoagulan ve koagulan ilaçlar, Anemilerde ise eksik olan faktörlerin giderilmesi amaçlanarak tedavi yapılabilmektedir.

Santral sinir sistemini etkileyen ilaçların çoğu ruhsal fonksiyonları da etkilemektedirler.

Bunlardan bazıları santral sinir sistemini deprese etmektedirler. Örneğin genel anestezik-ler, hipnotik ilaçlar gibi. Bu tip ilaçlar, uyarılabilir (eksitabl) hücrelerin membranlarındaki sodyum ve kalsiyum kanallarını bloke ederek veya klorür ve potasyum kanallarından iyon geçişini kolaylaştırarak etkilerini gösterirler. Bazıları santral sinir sistemini uyarır ve analep-tik etki gösterirler. Bazıları ise selektif (seçici) etki gösterirler. Örneğin antiepileptik, antiparkinson, antidepresan, antipsikotik, trankilizan ve analjezik ilaçlar gibi.

Kemoterapötik ilaçlar, vücudu saran mikroorganizmaları konakçıya zarar vermeden ortadan kaldıran ilaçlardır. Ancak bu ilaçlarla tedavi sırasında göreceli olarak memeli hücresi de etkilenir ve istenmeyen etkiler ortaya çıkar.

Kemoterapötik ilaçlar kullanıldıkları patojen etkenin cinsine göre sınıflandırılırlar: Antibak-teriyel, antihelmintik, antimalaryal, antiamibik, antiriketsiyal, antiviral, antineoplastik ilaçlar v.b.

Öksürük refleksi santral veya periferik mekanizmalarla ortadan kaldırabilmektedir. Bron-kodilatör ilaçlar ise genellikle otonom sinir sistemini etkileyen ilaçlardır.

Vücudun normal fonksiyonlarını sürdürebilmesi için su ve elektrolit dengesinin önemi büyüktür. Vücutta çeşitli nedenlerle su ve tuz tutulması olduğunda ve bazen de zehirlenme tedavilerinde diüretiklerden yararlanılır. Elektrolit eksikliği olduğunda, eksik olan element yerine konur. Asid-baz dengesi bozukluklarında dengesizlik düzeltilmeye çalışılır.

Vücutta bulunan hormon ve otakoidler, iç ortam ve dış ortam arasındaki dengeyi sağlamak için birçok fizyolojik fonksiyonu etkilemektedir. Bu endojen maddelerin eksikliğinde, bunları taklid edebilen ilaçlar verilebilir. Ayrıca bu endojen maddelerin etkilerini antagonize edebilen ilaçların da klinikte önemli kullanım alanları bulunmaktadır.